Follow by Email

17 Mart 2012 Cumartesi

HARBİCİ MİZAH: ERHAN TIĞLI TAŞLAMALARIYLA ARAMIZDA !...

HARBİCİ MİZAH: ERHAN TIĞLI TAŞLAMALARIYLA ARAMIZDA !...: Mizah Yazarlarının en delikanlısı Erhan Tığlı Ağabeyimiz taşlamalarıyla HARBİCİ MİZAH'ta. Erhan Abimize bu taşlamalar için çok teş...

16 Mart 2012 Cuma

Anlayışlı Koca...

Bir sabah kadın uyanır uyanmaz;
- Kocacığım, rüyamda ne gördüm biliyor musun? akşam eve elinde çok güzel bir paketle geliyordun…
- Eee?
- Ben de paketi heyecan içinde açıyorum ve içinden ne çıkıyor bir bilsen!
- Neymiş?
- Bir inci kolye! Sence bunun anlamı ne?
Adam gülümser:
- Bu akşam öğrenirsin sevgilim.
Akşam olur adam elinde güzel bir paketle eve gelir.
Kadın gözlerine inanamaz; çok heyecanlanır:
- Kocacığım, sen bir harikasın!
Ve aceleyle paketi açar. Kutunun içinden bir kitap çıkar. Üzerinde ‘rüya tabirleri’ yazmaktadır.

Fıkranın Kategorisi: Kadın Erkek Fıkraları
Fıkrayı Ekleyen Bilal on Mart 10, 2012
Etiket: Fıkarlar, Fıkra, Fıkraları, Fıkrası, Kadın erkek, Oku, YEni

Düşüncelerinizi Bizlerle Paylaşın
İsminiz(gerekli)


Email Adresiniz(gerekli)


Kişisel Blogunuz


Yorumlar




Daha Eski Ve Daha Yeni Fıkralar
Daha Yeni Fıkra: Net Cevap
Bir Önceki Fıkra: Yol Verin

Arama
Fıkra Kategorileri
+18 Fıkralar
Asker Fıkraları
Avcı Fıkraları
Çeşitli Fıkralar
Cimri Fıkraları
Deli Fıkraları
Doktor Fıkraları
Erzurumlu
Genel
Hayvan Fıkraları
Kadın Erkek Fıkraları
Kayserili
Mühendis Fıkraları
Nasreddin Hoca Fıkraları
Okul / Öğrenci
Politika Fıkraları

15 Mart 2012 Perşembe

Söz Meclisten Dışarı: Aşklı Meşkli Sözler

Söz Meclisten Dışarı: Aşklı Meşkli Sözler: AŞKLI MEŞKLİ SÖZLER DEYİŞLER Sevgide yoksan hayatın noksan. Sevgin kadar büyük, kinin kadar küçüksün. İnsanlar susarsa duvarlar konuşur, s...

Kitabım İçin Denilenler...

ERHAN TIĞLI’nın BÜYÜ adlı şiir kitabı hakkında Ne Dediler Ne Demediler?

Türkan Şoray: Benim büyüleyici güzelliğimden daha etkili bir şiir kitabı. Okuyanın benliğine güneş doğuyor, gönlüne de ay...
Hülya Avşar: Bu kitapta şeytan tüyü var herhalde. Okuduktan sonra her çorbaya maydanoz olmaktan vazgeçtim, pilav üstü döner olmaya karar verdim!
Kibariye: İyi ki okuma yazma öğrenmişim anacığım, yoksa bu kitabı okuma zevkini tadamayacaktım.
Sibel Can: Bu kitap beni yarım kilo zayıflattı.
Mustafa Topaloğlu: Allah sizi inandırsın, uzaylıların elinde bu kitap vardı...
Muhbir Vatandaş: Kitaptaki taşlamalar hem muzır hem de hınzır neşriyata giriyor. İçindeki taşlamaları okuyunca kızdım. Taşlama yerine güzelleme yazsaydı ya. Çocukları ve gençleri taş atmaya teşvik etmek istediği belli.
Böyle kitapları toplatmalı, çarpmalı, dört işleme tabi tutmalı. 18 yaşından küçüklerin okumasını yasaklamalı ve de zinhar okullara sokmamalı. Araştırdığıma göre, kitabın yazarı öğretmenken tebliğler dergisinde tavsiye edilmeyen kitapları okutmak, okunmalarını sağlamak gibi yüz kızartıcı bir suçtan cezalandırılmış. Şimdi galiba emekli ama hâlâ uslanmamış demek ki!
Öküz Altında Buzağı Arama Derneği Yönetim Kurulu:
Kitap tarafımızdan incelenmiş olup okunması, okutulması sakıncalı görülmüştür.
İlk sayfadaki şiirde şair, adam aradığını yazıyor. Adam yok mu yani, sayın büyüklerimiz adamdan sayılmıyor mu? Doğ Güneşim Doğ şiirinde, güneşin doğması, sisi karanlığı kovması isteniyor. Her taraf güllük gülistanlık, günlük güneşlikken bu istek abes kaçtığı gibi, ortalık karanlık gösteriliyor. Barış adlı şiir dindar ve kindar gençlik yetiştirme politikasına ters, şiirin son paragrafında sevginin cumhuriyeti kurulur, denilerek içinde bulunduğumuz cumhuriyet yok sayılıyor, zihinler bulandırılıyor karamsarlık aşılanıyor...
“Hadi Öp”, “Öptüm Seni” ve diğer aşk şiirlerinde etik değerler yerle bir ediliyor. Yaşlı ve evli barklı bir kimseye bu tür şiirler yakışmıyor, gençlere kötü örnek olunuyor.
Daha verilecek birçok misal var ama kafamız, pardon, yerimiz dar. Çok şükür, gençlerimiz okumaktan çok internete dadandılar da, böyle kitaplarla zehirlenmiyorlar.
Mualla Dantela: Bu kitabı şahsen bizzat büyü hakkında fikir edinmek için almıştım ama şiir çıktı, içinde büyü yapmakla ilgili bir şey bulamadım. Paramı geri isterim. Dizi izlemek varken ne yapayım şiir kitabını canım, hem zaten ben kendim şiirim ayol!
Falcı Cevriye Bacı: Büyü yapmak, büyü bozmak benim işim. Kitabına niye başka bir ad vermedin be kardeşim? Çabuk değiştir, yoksa alırım façanı, kurtaramazsın elimden paçanı!
Elleştirmen Erten Bilen: Kitap ünlü ve bol reklamlı bir yayınevinden çıkmadığı için söz etmeye değmez. Üstelik içindeki şiirler imgeden yoksun, simgelere yaslanamamış, postmodern renk armonisinden uzak kalmış. Modalara adalara el atamamış...
Şairi 50 yıldır yazıyormuş ama hiç semtimize uğramadı, meyhanede içki falan ısmarlamadı. Bir kokteyl verip kitabını tanıtmadı. Verdiğim mesaj anlaşıldı herhalde...

13 Mart 2012 Salı

Kocakarı Soğukları (fıkralar)

ŞAİR HAŞMET’TEN ANEKDOTLAR

Şair Haşmet, 18. yüzyılın İstanbul’unda adından çok söz ettirmiştir. Onu bulan ve ünlü bir kişi olmasını sağlayan Koca Ragıp Paşa’dır. Bakın bu buluş nasıl olmuştur.
Koca Ragıp Paşa Boğaziçi’nde geziye çıkmış ve çok susamıştır. Bir taşın üstüne oturup dinlenirken orada oynamayan çocuklardan su ister. Haşmet adındaki çocuk hemen koşar ve evlerinden bir tas turşu suyu g...etirir. Paşa bir iki yudum alır: “Oğlum, neden turşu suyu getirdin?” diye sorar. Haşmet hiç kekelemeden şöyle der:
“Annemin yaptığı turşuya sıçan düştü. Biz de boşa gitmesin, hayır olsun diye dağıtıyoruz. İsterseniz bir tas daha getirivereyim.”
Koca Ragıp Paşa buna kızar ve tası yere atıp kırar. Haşmet ağlamaya başlar. Paşa dayanamaz, gönlünü almak ister, niye ağladığını sorar. Çocuk şu karşılığı verir:
“Nasıl ağlamam efendim... Köpeğimin tasını kırdınız, ben şimdi ona neyin içinde yemek vereceğim? Zavallının başka tası yoktu.”
Daha sonra çocuğun şaka yaptığı anlaşılır.
Paşa karşısındakinin cin gibi bir çocuk olduğunu anlar, ailesiyle konuşarak onu yalısına götürür, özel hocalar tutup eğitir, ünlü şair Haşmet haline getirir.
Haşmet’in hazırcevaplığı ve zeki sözleri her tarafta nam salar. İşte bunlardan bazılar:
Haşmet, yanında bir defter taşırmış. Bu deftere “Ahmaklar Defteri” adını vermiş. Hamisi Koca Ragıp Paşa bir gün Haşmet’i yanına çağırtıp, “Şu senin ahmaklar defterinde benim adım da var mı?” diye sorar. Haşmet: “Evet, paşam, var” der.
“Peki neden?”
“Dün pek güvenilmeyen birine borç verdiniz de ondan.”
“Ya adam borcunu öderse ne yapacaksın?”
“O zaman defterden sizinkini siler, onun adını yazarım paşam.”
***
Şair Haşmet, Koca Ragıp Paşa ile birlikte dolaşırlarken Şair Fitnat Hanımı hizmetçisiyle birlikte giderlerken görür. O sırada kocakarı soğuğu olduğu için hava çok soğuktur. Şair Haşmet, Fitnat hanımı kızdırmak için:
“Şu kocakarı ortalığı dondurdu” der.
Fitnat Hanım bu lafın altında kalmaz. Kocakarı soğuğunun arkasından gelecek öküz fırtınasını kasteder gibi yaparak taşı gediğine kondurur:
“Merak etmeyin efendim. Arkasından öküz geliyor” der.
***
NOT: Kocakarı soğuklarının arkasından Öküz Fırtınası gelir. Fıkradaki espriyi anlamak için bilinmesi gerek.

müzik

http://youtu.be/RIeUJNXCRi4

11 Mart 2012 Pazar

Fıkralar

Herkes mutlu

Çiftler evlenince ekonomik açıdan herkes mutlu oluyor. Oteller, fotoğrafçılar, nikah şekeri imalatçıları, davetiye basanlar, boşanma avukatları..

Çek arabanı

Karım arabasını dar caddeye bırakıp marketten akşam için bir şeyler almaya gitti, ben arabada beklerken bir müddet sonra trafik polisinin biri gelip camı tıklattı; “Arabanızı buradan hemen çekin...” dedi, “ileriye radar yerleştirdik, yakalayacağımız arabalar sizin yüzünüzden mecburen yavaşlamak zorunda kalıyorlar, elde makbuz sıkıntıdan patladık yani..!”

Süpermen

Adam sabaha karşı sarhoş bir şekilde eve dönünce karısı kapıyı açıp “Hoş geldin Süpermen” demiş “Bu saate kadar neredeydin Süpermen?..” Adam “Müşteriler geldi, patronla birlikte yemeğe götürdük” demiş sallanarak ve eklemiş; “Neden bana Süpermen diyip duruyorsun aşkım?” diye “ Valla..” demiş kadın dişlerini sıkarak, “Pantolonunun üzerine donunu giyen tanıdığım bir tek o var da ondan!”

Nerede unutmuş?

Jinekolog kontrolünden eve döndükten sonra külotunun üzerinde olmadığını anlayan kadın doktorunu arayıp “Özür dilerim, acaba külotumu muayenehanenizde mi unutmuşum?” diye sormuş, doktor içeri gidip bakmış ve telefona dönerek “Hayır hanımefendi, külotunuz burada değil” diye cevap vermiş. “Tamam o zaman sizi rahatsız ettim” demiş kadın, “O zaman kasapta bırakmışım demek.”


*****


Gani Yıldız’dan

Genel Kurul’dan sonra Milli Eğitim Komisyonu’nda da yumrukların konuştuğunu gördük. Bütünlük içinde çalışan bir Meclis’e sahip olduğumuz için gururluyuz!


***


Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Yeni teşvik paketi cari açığı çözmeye yardımcı olacak” demiş. Valla paket çözmezse futbolda verilen teşvikleri ekonomiye yönlendirsinler, cari açık sıfıra iner!


***


“En zengin Türkler”in servetinde 9.4 milyar dolarlık erime varmış. Zenginin “eriyen malı” bile züğürdün çenesini yoruyor!


***


“Kadına şiddet” konusunda yapılan araştırmalarda sağlıklı sonuç almak zormuş. Çünkü aile içinde yaşananlar, “Kol kırılır, yen içinde kalır” mantığıyla gizleniyormuş. Sorunun geldiği nokta, “Kafa kırılır, kan içinde kalır” olduğundan, gizlemeyi ve gizlenmeyi bırakıp şeffaf olmak çözüm yolunun başlangıcı sanki.


***


Japonya’nın “deprem gurusu” Prof. Yoshimori Honkura, Marmara Denizi’nde beklediği büyük depremle ilgili uyarılarda bulunmuş. Dua edelim de yetkililerimiz bu sese “guru gürültü” demesin ve profesöre kulak versin!


***


İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, “Keşke AK Parti gibi bir parti daha olsa, ülke siyaseten daha zengin olur” demiş. Doğru; hem ülke siyaseten zengin olur hem de daha fazla insan “siyasetten” zengin olur!


***


Sınavların daha hızlı değerlendirilmesi için bu yıl cevap kağıtları ÖSYM’ye “kırmızı kutu”da taşınacakmış. Bari yanında bir de “kara kutu” koysunlar da, kağıtlar “kazaya uğrarsa” ne olduğunu daha kolay anlarız.
0
0 Hakkı Kurt - (11150 yorum) ALİ BABACAN,YENİ EKONOMİK TEDBİRLERİ HAZIRLAYIP BAŞBAKAN'A SUNDUKLARINI AÇIKLADI.BU ÖNLEMLERİN UYGULANMASI İLE CARİ AÇIK SORUNUNUN KALMAYACAĞINI SÖYLEDİ.MADEM Kİ BÖYLE BİR SEÇENEK VARDI DA,'CARİ AÇIĞIN REKOR ÜSTÜNE REKOR KIRMASI İÇİN NEYİ BEKLEDİNİZ'DİYE SORMAZLAR MI ADAMA?