Follow by Email

3 Ağustos 2019 Cumartesi

YALAN; eder mutluluğu talan

Yalan: Tatlıdır ama buruk bir anıdır geriye kalan
Yalan: Kurtulamaz yalancı eşeklikten, sırtına vursan da altın palan
Yalan: Herkes gerçekçi geçinir, gerçekleri sever; öyleyse kimdir bunca yalanı üstümüze salan
Yalan: Kültür ve uygarlık gelişiyor; oysa yalan değil gerçekler oluyor hep azalan
Yalan: Aşktır en güzel gerçek, en tatlı yalan. Bu denize dalan da pişman, dalmayan da...
Yalan: Dertlerle çilelerle kendini yiyip bitireceğine yalanlarla biraz oyalan
Yalan: Kuşkucu kişi gözünü açıp kapatasıya kadar Üsküdar’ı geçer atı alan
Yalan: Hayatımızı eder talan; ama gene de çoktur ona inanan, onu gerçek sanan
Yalan: Vahşi bir hayvandır o, gerçeklerin bahçesine dalıp çiçeklerimizi koparan
Yalan: Hırsızdır umutlarımızı çalan
Yalan: Özlemlerimiz olmasaydı bulamazdı yalan rahatça at oynatacak bir alan
Yalan: Çoğalmasına ses çıkarmaz, aldırmazsan; zamanla öyle yaygınlaşır ki, olur doğrunun iyinin güzelin hali duman!
Erhan Tığlı

1 Ağustos 2019 Perşembe

Bırakmamız Gereken Şeyler

Hürriyet Kelebek'te bırakmamız gereken 10 şey dile getirilmiş. Bunlardan 9. madde Her şeye evet demeyi bırakın kısmı dikkatimi çekti. Orada şöyle deniliyor:Kimsenin kalbini kırmamak ya da sevimli görünmek adına, olur olmaz her isteğe evet demeyi bırakın. Sizi zorlayacak, size ters gelen hiçbir şeyi yapmak zorunda değilsiniz... Bu yazı aklıma bir fıkra getirdi: İki hizmetçi birbirlerine dert yanıyorlarmış. Biri "evet demekten usandım, demiş. Evin hanımına evet efendim demezsem kızıyor." Öbürü, "O da bir şey mi?" diye gülmüş, "Ben de evin beyine her allahın günü hayır efendim, olmaz efendim" deyip duruyorum ya!"

31 Temmuz 2019 Çarşamba

Can Kurtaran...




Cankurtaranımızdır sevgi ve dostluk
İmdadımıza koşmaya hazırdır
Hemşiresi, doktoru, serumu aşkın
Sonbaharımızı som bahar eder
Sarar gönlümüzün yarasını
Ondadır dertlerinin dermanı
İlgi yoksulu hastaların
Yalnızlık mahkûmlarının

29 Temmuz 2019 Pazartesi

KAPTAN...

KAPTAN
Ne olur beni de al gemine kaptan
Kurtulayım karadan
İşkenceci demir beton yığınlarından...
Hadi güzelliklere çevir dümenini
Yürü... Tam yol ileri!
Ne olursa olsun sakın düşünme geri dönmeyi
Birbirlerine sımsıkı sarılmış sevdalı yolcular
İnandırsın aşkın ölmediğine
Arkadaş martılar öpüşsün dalgalarla
Demli çaylar eşlik etsin maviliklere
Bahar yelleri okşasın gönlümün güllerini
Bıktım sığ sularda dolaştırılmaktan
Engin denizlerde gezdir beni
Gençliğim neredeyse ancak orada indir beni