Follow by Email

15 Mart 2012 Perşembe

Kitabım İçin Denilenler...

ERHAN TIĞLI’nın BÜYÜ adlı şiir kitabı hakkında Ne Dediler Ne Demediler?

Türkan Şoray: Benim büyüleyici güzelliğimden daha etkili bir şiir kitabı. Okuyanın benliğine güneş doğuyor, gönlüne de ay...
Hülya Avşar: Bu kitapta şeytan tüyü var herhalde. Okuduktan sonra her çorbaya maydanoz olmaktan vazgeçtim, pilav üstü döner olmaya karar verdim!
Kibariye: İyi ki okuma yazma öğrenmişim anacığım, yoksa bu kitabı okuma zevkini tadamayacaktım.
Sibel Can: Bu kitap beni yarım kilo zayıflattı.
Mustafa Topaloğlu: Allah sizi inandırsın, uzaylıların elinde bu kitap vardı...
Muhbir Vatandaş: Kitaptaki taşlamalar hem muzır hem de hınzır neşriyata giriyor. İçindeki taşlamaları okuyunca kızdım. Taşlama yerine güzelleme yazsaydı ya. Çocukları ve gençleri taş atmaya teşvik etmek istediği belli.
Böyle kitapları toplatmalı, çarpmalı, dört işleme tabi tutmalı. 18 yaşından küçüklerin okumasını yasaklamalı ve de zinhar okullara sokmamalı. Araştırdığıma göre, kitabın yazarı öğretmenken tebliğler dergisinde tavsiye edilmeyen kitapları okutmak, okunmalarını sağlamak gibi yüz kızartıcı bir suçtan cezalandırılmış. Şimdi galiba emekli ama hâlâ uslanmamış demek ki!
Öküz Altında Buzağı Arama Derneği Yönetim Kurulu:
Kitap tarafımızdan incelenmiş olup okunması, okutulması sakıncalı görülmüştür.
İlk sayfadaki şiirde şair, adam aradığını yazıyor. Adam yok mu yani, sayın büyüklerimiz adamdan sayılmıyor mu? Doğ Güneşim Doğ şiirinde, güneşin doğması, sisi karanlığı kovması isteniyor. Her taraf güllük gülistanlık, günlük güneşlikken bu istek abes kaçtığı gibi, ortalık karanlık gösteriliyor. Barış adlı şiir dindar ve kindar gençlik yetiştirme politikasına ters, şiirin son paragrafında sevginin cumhuriyeti kurulur, denilerek içinde bulunduğumuz cumhuriyet yok sayılıyor, zihinler bulandırılıyor karamsarlık aşılanıyor...
“Hadi Öp”, “Öptüm Seni” ve diğer aşk şiirlerinde etik değerler yerle bir ediliyor. Yaşlı ve evli barklı bir kimseye bu tür şiirler yakışmıyor, gençlere kötü örnek olunuyor.
Daha verilecek birçok misal var ama kafamız, pardon, yerimiz dar. Çok şükür, gençlerimiz okumaktan çok internete dadandılar da, böyle kitaplarla zehirlenmiyorlar.
Mualla Dantela: Bu kitabı şahsen bizzat büyü hakkında fikir edinmek için almıştım ama şiir çıktı, içinde büyü yapmakla ilgili bir şey bulamadım. Paramı geri isterim. Dizi izlemek varken ne yapayım şiir kitabını canım, hem zaten ben kendim şiirim ayol!
Falcı Cevriye Bacı: Büyü yapmak, büyü bozmak benim işim. Kitabına niye başka bir ad vermedin be kardeşim? Çabuk değiştir, yoksa alırım façanı, kurtaramazsın elimden paçanı!
Elleştirmen Erten Bilen: Kitap ünlü ve bol reklamlı bir yayınevinden çıkmadığı için söz etmeye değmez. Üstelik içindeki şiirler imgeden yoksun, simgelere yaslanamamış, postmodern renk armonisinden uzak kalmış. Modalara adalara el atamamış...
Şairi 50 yıldır yazıyormuş ama hiç semtimize uğramadı, meyhanede içki falan ısmarlamadı. Bir kokteyl verip kitabını tanıtmadı. Verdiğim mesaj anlaşıldı herhalde...

Hiç yorum yok: