14 Ocak 2023 Cumartesi

SEVDALIYIM DOSTLAR

SEVDALIYIM DOSTLAR Sevdalı Sevdalıyım dostlar sevdalı gerçekleri gören gözlere iş başında ırmaklaşan tere işçi mustafaya köylü ayşeye *** Sevdalıyım dostlar sevdalı inancın gür ekinine emeğin gül dikenine yazar barışa sanatçı sevgiye *** Sevdalıyım dostlar sevdalı çabanın altın başağına umudun üzüm bağına öğretmen nurana öğrenci canana *** Sevdalıyım dostlar sevdalı doğruluğu iyiliği güzelliği yaşayan yaşatan halkıma

10 Ocak 2023 Salı

PERGEL

El ele verelim gel sen defter ol ben pergel bir daire çizelim sokmayalım içine acı üzüntü keder

Gülelim Gülüşelim

Gülelim gülüşelim silsin karanlığımızı gülüşümüzün güneşi neşeyi sevinci bölüşelim gülerek gülüşerek gül dikelim gönlümüzün bahçesine şiirleşsin dünyamız

9 Ocak 2023 Pazartesi

UMUDUN ÖLMESİN

Dolu, tarafından bak. Yarısı boşsa da bardağın, içilip doldurulabilen bir şey'dir çay. Tükense de sonuna kadar, Tekrar ve tekrar yenilenebilir. Hayat da böyle değil mi..? Öyleyse, tüket, bitir, sonra yeniden dolsun... Dönüp duran devrân içinde , yeter ki umudun olsun.

7 Ocak 2023 Cumartesi

GÜLÜŞÜ ŞİİRLİM

GÜLÜŞÜ ŞİİRLİM Sımsıcak el eden bal gülüş Kıvılcımlandırdı benliğimi Dağlardaki çoban ateşlerine döndüm Işıl ışıl bir özlemle Çiçeklere büründüm. Güller yağdıran bir el Nakış nakış işledi içime sevgiyi Giydirdi mutluluk adlı gökkuşağı giysiyi Sevincim duramadı yerinde Kuşlara parmak ısırtan bir uçuşla Ulaştı gökyüzünün en yüksek katına Dağlar, denizler selam durdu sevdama Taht kurdum yaşamanın doruğuna Aktım özveri pınarına Gülüşünün verdiği aşkla coştum Mest oldum güzelliğinin şarabıyla Türküleştirdi benliğimi Gözlerinin şiiri Erhan Tığlı

3 Ocak 2023 Salı

EŞEK MUHABBETİNİN ASLI

EŞEK MUHABBETİ Yoksul bir ailenin bir oğluvardı. Askerliğini yapıp geldiği halde ailenin çektiği geçim darlığı ve yeterliparaları olmadığı için bir türlü evlenemiyordu. Anası babası bu durumuaralarına konuştular, buna bir çare, bir çözüm yolu aradılar. “Eşeğimizdenbaşka bir varlığımız yok” diye içini çekti kadın. “Onu satıp oğlumuzuevlendirsek mi acaba, ne dersin?” “İyi ama”diye karısının sözünü kesti adam, “Eşek çok işimize yarıyor. Satarsak nasılgeçineceğiz? Dağdan odun kesip eşeğe yüklüyorum, çarşıya pazara eşekle gidipgeliyorum.” “Haklısın”diye başını salladı anne. “Başka bir çare arayalım.” Başka birşey konuşmadılar. Anasınınbabasının konuşmalarını dinleyip umuda kapılan genç bir daha bu konuaçılmayınca dayanamayıp yanlarına gitti, doğrudan söylemeye çekindi ve şöylededi: “Anne be,şu eşek muhabbetini bir daha yapsanıza!” Bu fıkrabana seçim zamanı vatandaşa tatlı vaatlerde bulunup Ankara’ya gidince unutanpolitikacıları anımsatıyor. Bizim istediğimiz eşek muhabbetini bir dahayapmıyorlar da kendi eşek muhabbetlerini sürdürüyorlar…

20 Aralık 2022 Salı

Pot Kıran Fıkralar

POT KIRAN FIKRALAR Pot kırmak düşüncesizce bir söz söyleyip kalp kırmak, istemeden karşımızdaki kişiyi üzmek, kızdırmaktır. Bu işi(!) kimi zaman şu fıkrada olduğu gibi iltifat edeyim derken yaparız. Genç görünme sevdalısı bir kadın bir delikanlıya yaptığı oyaları, elişlerini gösteriyordu. Bir ara çekmeceden başka bir elişi çıkardı, övünerek, “Bak, bunlar çok değerlidir. Antika sayılır. En az kırk yıllıktır” diye konuştu. Delikanlı elişlerine hayranlıkla baktı, “Çok güzel” dedi. “Bunları da mı siz yaptınız?” Çam devirmek pot kırmanın daha kötüsüdür. Pot kıran kırdığı potu tamir edebilir ama çam deviren bunu pek başaramaz, zeka işidir bu tamir, hazırcevap olmayı gerektirir. Ünlü bir yazarın yanına hiç sevmediği biri gelmiş, kendisini yemeğe davet ediyordu. O kadar ısrar etti ki yazar peki demek zorunda kaldı. O kişinin gittiğini sanıp uşağına, “Bir bahane uydur da gelemeyeceğimi söyle şu zevzeğe” dedi ama adamın dışarı çıkmadığını görünce lafı değiştirdi, “Çünkü yemeği bu beyle yiyeceğim” dedi. Çariçe Katerina pencereden dışarı bakarken orada geçen bir muhafız kendisine bir çimdik atmış. Çariçe hışımla geri dönmüş, “Ne yapıyorsun sersem!” diye bağırmış. Muhafız, “Kusura bakmayın efendim. Sizi hizmetçilerden biri sandım” demiş. Çariçe öfkeyle, “Şimdi ne yapayım ben sana? Cezalardan ceza beğen bakalım” deyince muhafız boynunu bükmüş, “Bilmiyorum ama vereceğiniz ceza kalçanız kadar sertse yandım” diye önüne bakmış. Bu yanıt çariçenin hoşuna gitmiş, onu komutan yapmış. Buna benzer şöyle bir fıkra daha vardır: Padişah İncili Çavuş’a “Öyle bir kabahat işle ki, özrün kabahatinden büyük olsun” diye emretmiş. Çavuş uzun bir süre ne yapacağını düşünmüş ama aklına bir şey gelmemiş. Bir süre sonra padişah pencereden dışarı bakarken kendisine bir çimdik atmış. Padişah hiddetle, “Ne yapıyorsun, eceline mi susadın, bu ne cüret?” diye bağırmış. İncili hemen cevabı yapıştırmış, “Kusura bakmayın, özür dilerim hükümdarım, sizi valide sultan sandım.” Kimi potlar da hiçbir art niyet olmadan, içtenlikle ve sevgiden ileri gelen potlardır. Ev sahibi eve gelen konuklara en güzel yiyeceklerden çıkarmış. Konuklar yerken ev ahalisi de onlara bakıyormuş. Konuklardan biri dayanamamış, “Siz de yesenize. Niye yemiyorsunuz?” diye sormuş. Ev sahibi gülerek, “Biz her zaman yiyoruz” demiş. Şu şarkı ve türkülerde de sevgiliye iltifat edilip güzelliği övülürken aşktan, sevgiden doğan bir çeşit pot kırılmıyor mu? “Uzat dudaklarını öpeyim/koynunda sabahlayıp öleyim” Buradaki aşık sevgilinin koynunda zevkten ölecektir ama geride kalan sevgili buna hiç üzülmeyecek midir? Bu, sevgiliye yapılan bir kötülük değil midir? “Çarşamba yollarında/kelepçe kollarımda/ Allah canımı alsın/o yarin kollarında” Allaha edilen bu duada bir bencillik, bir düşüncesizlik yok mu? Ya şu türküdeki sevgili katil etme dileği de nedir? “Bahriyeli güzelsin/niçin beni üzersin/öldürürsen sen öldür/sevabıma girersin.” Siz olsanız eksik olsun böyle kan dökerek kazanılacak sevap demez misiniz? Potsuz günler dileğiyle…