4 Mayıs 2022 Çarşamba
GÜLÜŞÜN ŞİİRİ
GÜLÜŞÜ ŞİİRLİM
Sımsıcak el eden bal gülüş
Kıvılcımlandırdı benliğimi
Dağlardaki çoban ateşlerine döndüm
Işıl ışıl bir özlemle
Çiçeklere büründüm.
Güller yağdıran bir el
Nakış nakış işledi içime sevgiyi
Giydirdi mutluluk adlı gökkuşağı giysiyi
Sevincim duramadı yerinde
Kuşlara parmak ısırtan bir uçuşla
Ulaştı gökyüzünün en yüksek katına
Dağlar, denizler selam durdu sevdama
Taht kurdum yaşamanın doruğuna
Aktım özveri pınarına
Gülüşünün verdiği aşkla coştum
Mest oldum güzelliğinin şarabıyla
Türküleştirdi benliğimi
Gözlerinin şiiri
Erhan Tığlı
3 Mayıs 2022 Salı
Şairane Kolye
ŞAİRANE KOLYE
Kolye kadınları eski çağlardan beri boyunlarına taktıkları bir süs eşyasıdır. Son zamanlarda erkekler de takmaya başladılar ama kolye daha çok kadınlara yakışır ve güzelliklerine güzellik katar. Çeşit çeşit kolye vardır. Kimi çiçekli, kimi böcekli ya da güneş, ay, yay gibidir. Adlarını yazdırıp kolye olarak takanlar bile vardır. En tutulan kolye yonca şeklinde olandır ki bu kolyeyi takanlar onun uğur getireceği sanırlar. Kelebekli kolye de epey göz alıcıdır. Dikkati çeker.
Kelebek dedim de aklıma geldi. Güzel bir kadın kelebekli bir kolye takmış ve çapkın bir gence kolyesini beğenip beğenmediğini sormuş. Genç gözlerini süzerek, “Kelebek güzel ama konduğu çiçeğe bayıldım” demiş. Bu fıkrayı şu biçimde de duymuştum. Genç kadın uçak biçiminde bir kolye takarak gence kolyesini nasıl bulduğunu soruyor. Genç de, “Uçak güzel ama hava alanı daha güzel” diyor.
Sakın kolyeyle koliyi karıştırmayın. Nasıl olur demeyin. İşte şöyle olmuş; Okulun hizmetlisi bayan öğretmene postacı size kolye getirdi, diyor. Kadın şaşırıyor, dudak bükerek, kim gönderdi acaba, niye kendi getirmiyor da postacıya havale ediyor, hem postacıyla kolye mi gönderilir diye düşünüyor ve hizmetliye, hani o kolye nerede diye soruyor. Hizmetli ona bir kağıt uzatıyor, kendisini getirmedi, kağıdını getirdi, bu kağıtla postaneye gidip alacakmışsınız, diyor. Bu olayı duyanlar dedikoduya başlıyorlar; kim gönderdi acaba, veli mi, gizli bir aşığı ya da hayranı mı diye fısıldaşıyorlar…
Kadın boş zamanında hemen postaneye koşuyor, kağıdı memura uzatıyor. Memur kendisine küçük bir paket uzatıyor. Kadın merakla paketi açtığında ortada kolye falan göremiyor, şaşırarak memura postacı kolye getirmiş, hizmetli öyle söylüyordu. Hani nerede o kolye diye soruyor. Memur gülüyor, postacı paketin içindekini ne bilecek? Koli demiştir o, sizin andavallı da koliyi kolye anlaşmıştır, diyor.
İşte böyle! Paketin içinde ne olduğunu söyleyeyim de sizi daha fazla merakta bırakmayayım. Kadın bir gazetenin bilmecesini çözmüş, hediye olarak da kendisine bir saat kordonu yollamışlar. İyi ki bayan öğretmen, saat kordonunu kolye sanıp boynuna takmamış, değil mi?
İmdi gelelim asıl konuya. Şairane kolye de neymiş, nasıl bir şey acaba, diyenler iyi okusun.
Kolye var kolyecik var, kolyeden kolyeye fark var. Her kolye güzeldir ama kolyelerin en güzeli, en şairanesi seven kişinin öpücüklerinden yaptığı ve sevgilisinin boynuna dudaklarıyla taktığı kolyedir.
24 Nisan 2022 Pazar
BÜYÜ
BÜYÜ
Büyü çocuğum büyü
Çek yalanın üstünden
Aldatıcı kara örtüyü
Büyü çocuğum büyü
Kur güzelliğe köprüyü
Çözülsün karanlık büyü
Yaşa gönlünce
Yaşamak adlı öyküyü
***
Büyü çocuğum büyü
Uyandır bilinçsiz uykuyu
Yırt at kuşkuyu
Göm mezara korkuyu
Çekmesin derinliğine seni
Karamsarlık adlı kör kuyu
***
Büyü çocuğum büyü
Korkma dokuz köyden kovulmaktan
Unutma onuncu köyü.
Erhan Tığlı
21 Nisan 2022 Perşembe
İNSANLIK YOLU
İNSANLIK YOLU
İnsanlığa giden yolun
Arısı karıncası boldur
Siz de kelebek kuş kondurun
Kurtarın çöpten dikenden
Çiçekleyin her yerini
Ayrık otlarını yolun...
Uygarlıktır bu yolun sonu
Değildir orada hiç kimse
Birbirinin kölesi kulu...
Bu yol sevgi yoludur
Yolcuların eli kolu
Güzelliklerle doludur.
19 Nisan 2022 Salı
EŞSİZ MUTLULUK
Sevgi ve dostluğun
verdiği mutluluğun
yoktur dünyada eşi
Ama değerini bilmezsek
yakar kavurur benliğimizi
kin ve nefret ateşi
16 Nisan 2022 Cumartesi
TURİST TAVUK MU KAZ MI?!
TURİST TAVUK MU KAZ MI?
Turist altın yumurta yumurtlayan tavukmuş ama biz sanırız onu kaz, yolmak isteriz biraz. Dinlemeyiz ne itiraz ne ikaz, atarız kazıkları. Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis tereyağlı(!) yemekler pişiririz, zorla yediririz. Üstüne de sunarız ekşimiş ayran, kurtlu kiraz. Çalar teneke orkestra, söyler kurbağa solist; deriz buna caz!
Çok severiz biz turistleri, bağrımıza basmak isteriz karısını kızını. Turizm gönüllüsü delikanlı alamaz hızını, biriyle dans ederken öbürünün avuçlar kalçasını. Plajda da yalnız bırakmaz, iyice yanına sokulur, onu kem gözlerden korur! Bu ekstra hizmetlerden asla para almaz, turist memnun oluncaya dek onu başka bir yere salmaz.
Tam turist mevsiminde belediye aşka gelir; yollar kazılır, turistik faaliyetlerle gözler boyanır. Tam sekiz ay yatılır, yumurta kapıya gelince ancak o zaman uyanılır...
Sen istediğin kadar bağır, istediğin kadar yaz; bizde böyledir turizm.
Ne söylesek boş; turizm mevsimi başladı, koş vatandaş koş! Atılan nutuklarla sen de coş, turistlerin gönüllerini ediver hoş. İlginle, sevginle olsunlar sarhoş...
Turist tavuk değil kaz. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az!
ERHAN TIĞLI
14 Nisan 2022 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







