15 Mart 2019 Cuma

ERHAN TIĞLI’nın BÜYÜ adlı şiir kitabı hakkında Ne Dediler Ne Demediler?
Türkan Şoray: Benim büyüleyici güzelliğimden daha etkili bir şiir kitabı. Okuyanın benliğine güneş doğuyor, gönlüne de ay...
Hülya Avşar: Bu kitapta şeytan tüyü var herhalde. Okuduktan sonra her çorbaya maydanoz olmaktan vazgeçtim, pilav üstü döner olmaya karar verdim!
Kibariye: İyi ki okuma yazma öğrenmişim anacığım, yoksa bu kitabı okuma zevkini tadamayacaktım.
Sibel Can: Bu kitap beni yarım kilo zayıflattı.
Mustafa Topaloğlu: Allah sizi inandırsın, uzaylıların elinde bu kitap vardı...
Muhbir Vatandaş: Kitaptaki taşlamalar hem muzır hem de hınzır neşriyata giriyor. İçindeki taşlamaları okuyunca kızdım. Taşlama yerine güzelleme yazsaydı ya. Çocukları ve gençleri taş atmaya teşvik etmek istediği belli.
Böyle kitapları toplatmalı, çarpmalı, dört işleme tabi tutmalı. 18 yaşından küçüklerin okumasını yasaklamalı ve de zinhar okullara sokmamalı. Araştırdığıma göre, kitabın yazarı öğretmenken tebliğler dergisinde tavsiye edilmeyen kitapları okutmak, okunmalarını sağlamak gibi yüz kızartıcı bir suçtan cezalandırılmış. Şimdi galiba emekli ama hâlâ uslanmamış demek ki!
Öküz Altında Buzağı Arama Derneği Yönetim Kurulu:
Kitap tarafımızdan incelenmiş olup okunması, okutulması sakıncalı görülmüştür.
İlk sayfadaki şiirde şair, adam aradığını yazıyor. Adam yok mu yani, sayın büyüklerimiz adamdan sayılmıyor mu? Doğ Güneşim Doğ şiirinde, güneşin doğması, sisi karanlığı kovması isteniyor. Her taraf güllük gülistanlık, günlük güneşlikken bu istek abes kaçtığı gibi, ortalık karanlık gösteriliyor. Barış adlı şiir dindar ve kindar gençlik yetiştirme politikasına ters, şiirin son paragrafında sevginin cumhuriyeti kurulur, denilerek içinde bulunduğumuz cumhuriyet yok sayılıyor, zihinler bulandırılıyor karamsarlık aşılanıyor...
“Hadi Öp”, “Öptüm Seni” ve diğer aşk şiirlerinde etik değerler yerle bir ediliyor. Yaşlı ve evli barklı bir kimseye bu tür şiirler yakışmıyor, gençlere kötü örnek olunuyor.
Daha verilecek birçok misal var ama kafamız, pardon, yerimiz dar. Çok şükür, gençlerimiz okumaktan çok internete dadandılar da, böyle kitaplarla zehirlenmiyorlar.
Mualla Dantela: Bu kitabı şahsen bizzat büyü hakkında fikir edinmek için almıştım ama şiir çıktı, içinde büyü yapmakla ilgili bir şey bulamadım. Paramı geri isterim. Dizi izlemek varken ne yapayım şiir kitabını canım, hem zaten ben kendim şiirim ayol!
Falcı Cevriye Bacı: Büyü yapmak, büyü bozmak benim işim. Kitabına niye başka bir ad vermedin be kardeşim? Çabuk değiştir, yoksa alırım façanı, kurtaramazsın elimden paçanı!
Elleştirmen Erten Bilen: Kitap ünlü ve bol reklamlı bir yayınevinden çıkmadığı için söz etmeye değmez. Üstelik içindeki şiirler imgeden yoksun, simgelere yaslanamamış, postmodern renk armonisinden uzak kalmış. Modalara adalara el atamamış...
Şairi 50 yıldır yazıyormuş ama hiç semtimize uğramadı, meyhanede içki falan ısmarlamadı. Bir kokteyl verip kitabını tanıtmadı. Verdiğim mesaj anlaşıldı herhalde...
Erhan Tığlı bir anı paylaştı.
16 dk.
ÇİÇEKLİ TAŞLAMALAR

11 Mart 2019 Pazartesi

GÜLÜŞÜN ŞİİR YAZDIRIYOR

Gülüşün şiir yazdırıyor senin
Bakışın şiir
Yosun yağdırıyor gözlerin
Aşk denizime
Yakamoz güzelliğin
Deniz feneri oluyor
Kurtarıyor sisten karanlıklardan
Özlemlerimi yıldızlarla buluşturuyor
Ellerime uzanan ellerin
Kucaklıyor kalbimi
Engin bir yolculuğa çıkarıyor
Türküleşiyor duygularımın ezgisi
Kovanıma bal taşıyor sevgin
Yaşamak kokuyor gülüşünün gülü
ERHAN TIĞLI



Kanun Solo - Kanun Taksimi - Kanun Taksimleri - Full Albüm

9 Mart 2019 Cumartesi

GÜL MASUM DEĞİLDİR

GÜL MASUM DEĞİLDİR Böyle masum duruşuna bakma Dikenini unutma sakın Aşkıyla kaç bülbül yandı küle döndü… Şairlere ilham perisi olmaktı sadece Kazandıkları tek ödül... Daha ne canlar yaktı bu Rengini döktüğü kanlardan alan Şarap dudaklı gül... Erhan Tığlı

7 Mart 2019 Perşembe

kadın gökkuşağıdır hayatın

Kadın: Nerede iyilik, güzellik varsa, oraya doludizgin koşar atın.
Kadın: Yerlerde sürünüyorsa kadın, dövülüyor sövülüyorsa; hak hukuk, adalet göstermeliktir, hepsini kaldırıp atın
KADIN: Var diye yatın katın, istediğin kadını satın alacağını sanma sakın; eline geçecek vücuttur, ruh değil. Ona bütünleşmek istiyorsan önünde saygıyla eğil.
Kadın: Sevecenliğin, özverin gençlere örnek olmalı, insanlık nedir bilmeyenlere anlatılmalı; yazılmalı insanlık defterinin en başına adın.
Kadın: Aşkın gökkuşağıdır o; gönülden sevmek yoksa işin içinde, ona sadece cinsellikle yaklaşmak aşk değil, tuzağıdır.
Kadın: İster her yanını kapatın, ister açın; yok edemezsiniz çekiciliğini, dişiliğini. Boşuna uğraşmayın. Bencil erkekler, o güzelliği kapalı kapılar ardında saklamayın.
Kadın: Sevgin, ilgin, neşen ve gülümsemen coşturur ruhumuzu, doyulmaz tadın.
Kadın: Sen varsan yanımızda, atarız mutluluğa çiçekli bir adım.
Kadın: Sevgilisidir edebiyatın, anasıdır sanatın. O yoksa yetim kalır şiir, öksüz olur öykü. Kadındır dünyayı gökkuşağı renklerine bezeyen türkü.
Erhan Tığlı


6 Mart 2019 Çarşamba

mutluluk güneşi

GÜNEŞ DOĞACAK
İçimdeki yıldızları kara bulutlar çalıyor
Çoktandır rengini unuttuğum karanlık
Gök ekinimi biçiyor
Gönlümdeki meltemi fırtınalar içiyor
Acının ordusu cebren ve hile ile
Mutluluğumun kalelerini zaptediyor
Söküyor çiçeklerimi
Dallarımı kırıyor...
***
Özlem ülkesine gitmek istiyorum
Otobüslerde yer bulamıyorum
Uçaklar dolu trenler rötarlı...
Gitsem hüznün hüküm sürmediği
İnsanın insanı söndürmediği bir yere
Ama yollar geçit vermiyor
Dalgalar azmış
Umut kaptan yakamoz meyhanesinde sızmış
Tayfalar dört bir yana dağılmış...
Çaresizliğin çivisiyle çakılıyorum
Cellat yalnızlığın hain ellerine...
***
Biliyorum seziyorum duyuyorum
Bir yerlerde sabah oluyor
O sabah buralarda da olacak
Yakın hem de çok yakın
Başlayacak aydınlığa doludizgin bir akın
Ve de yepyeni bir güneş doğacak!
**************************

5 Mart 2019 Salı

Lep Demeden Leblebiyi Anlamak!

LEB DEMEDEN LEBLEBİYİ ANLAMAK
Vaktiyle medresenin birinde, bir molla Farsça dersinden sınava girmiş. Sınav kurulundaki hocalar sıralanmış oturuyor, molla da hocaların ağzına bakıyormuş, ne soru gelecek diye.
Hocalardan biri, dudak anlamına gelen "leb" diyecek olmuş... Molla hemen atılarak, "Leblebi sözcüğünün ilk hecesidir, efendim!" diye yanıtlamış.
Hoca sakin: "Maşallah!" demiş. "Leb demeden leblebiyi anladın. Yine de sözün ardını beklesen iyi olurdu... Çünkü: Lebib olan lebbeste kalır icabında!"
(Akıllı olan, gereğinde susmasını bilir.)
Her konuda sık sık ve boş konuşarak topluma zarar veren molla kılıklı akılsız siyasetçilere ithaf olunur.