17 Mart 2023 Cuma

Sevgi ve Dostluk şiirdir

Tanrının armağanıdır sevgi ve dostluk kırar bencilliğimizin zincirlerini öpüşür çiçeklerimizle kuşu arısı kelebeği şiirleştirir benliğimizi güzelliğinin alı sarısı yeşiliyle

8 Mart 2023 Çarşamba

HELVA

Konuya girmeden önce sorayım. Helvayı sever misiniz? Ben pek severim. Taze ekmekle helva çok iyi olur. El gücüyle çalışanlar helva ekmek yiyince enerji toplarlar, yorgunluklarını unuturlar. Çeşit çeşit helva vardır: Koz helvası, tahin helvası, irmik helvası, yaz helvası, cevizli helva, çikolatalı helva, kar helvası, keten helva…(Yandı gülüm keten helva diye de bir deyim var.) Nasrettin Hoca yağan karı alıp içine pekmez koyuyor, kar helvası yaptığını söylüyor. Tadanlar beğenmiyorlar. Hoca onlara hak veriyor, “Yaptım ama ben de beğenmedim” diyor! Dedemin anlattığı bir fıkra var. Bir Fransız turist Konya’ya geliyor. Bir helvacı dükkânının önünden geçerken vitrindeki helvalar dikkatini çekiyor. Onlarda böyle bir şey olmadığı için bunların ne olduğunu merak ederek içeri giriyor. Dükkân sahibine,” Kes köse?” (Bu nedir) diye soruyor. Adam onun “Kes bir parça” dediğini sanıyor ve helvadan kesip veriyor. Turist helvayı yedikten sonra bir daha “Kes köse?” diyor. Adam kesip veriyor. Turist bir daha “Kes köse?” deyince bizimki kızıyor: “Kese kese helva kalmayacak be! Sen buraya alışveriş etmeye mi geldin, bedava helva yemeye mi?” diyerek turisti kovuyor. Dostlarımız helvamızı yemek isterler. Hastalanan arkadaşlarına, “Helvanı ne zaman yiyeceğiz?” derler. Neden böyle diyorlar biliyor musun? Biri ölünce hayır olsun diye arkasından helva dağıtırlar da ondan. (Ne kötü şaka değil mi bu!) Her ortama uyduklarını belirtmek isteyenler, “Ben helva demesini de bilirim, halva demesini de” derler. (Anadolu’nun kimi yerlerinde helvaya halva, elmaya alma derlermiş.) Gerçi konuyu çok dağıtmış olacağım ama yeri gelmişken, bu konuda bir şey anlatmak istiyorum. Satıcının biri elma satıyormuş, öbürü de yoğurt. Yoğurtçu, “Tatlı yoğurt!” diye bağırırken elmacı da kendi ağız biçimiyle, “Ekşidir alma” diye ekşi elma sattığını belirtmek istiyormuş ama yoğurtçu bunu yanlış anlamış, onun yoğurduna ekşi dediğini sanmış ve kavgaya tutuşmuşlar. Zor ayrılmışlar. Gelelim helvamıza. Helvacı türküsünü biliyor musunuz? Bilmiyorsanız söyleyivereyim. “Kara koyun etli olur Kavurması tatlı olur Buralarda yâr seven Ölmez ama dertli olur. Helvacı helva! Keten tohumlu helva Şeker lokumlu helva!” Helvadan niye bu kadar söz ediyorum da asıl konuya hemen girmiyorum? Helvayı çok sevdiğim için, sözünü ederken yemiş gibi oluyorum da ondan. Bizimkilerin kilo, kolesterol sorunu olduğu için evimize helva girmiyor uzun zamandır. Bu kadar giriş yeter. Şimdi öyküme geliyorum. Almanya’ya giden bir işçimiz orada Helga adında bir Alman kızıyla evleniyor. Bir süre sonra Türkiye’ye dönüyorlar, bir ev alıp temelli kalmaya başlıyorlar. Alman kızı Türkçe öğreniyor ama tam değil. Daha birçok eksiği oluyor. Konuşma biçimi de Türklere uymuyor. Çevredeki kadınlarla tanıştırırlarken Ayşe Teyze ona adını soruyor. Helga helva der gibi,”Helga” diyor. Teyzemiz, “Helva mı? Benim adım da baklava!” diye espri yapıyor. Bu olaydan sonra Helga’nın adı Helva olarak kalıyor. Eski adı unutuluyor. Helva hanım kocasının gözüne girmek için Türk yemekleri yapmak istiyor. Bir yemek kitabı satın alıp oradaki tariflere bakarak yemek yapmaya başlıyor. Kitapta yemek için gereken malzemeler sayılırken bazı adların yanına “arzuya göre” yazılmıştır. Bunu da bir yemek malzemesi sanan Helva hanım çarşıdaki bütün dükkânları dolaşıp “arzuya göre” yi arıyor, tabii bir türlü bulamıyor. Çaresiz, “arzuya göre” olmadan yemek yapmak zorunda kalıyor. Merakla kocasını bekliyor. Kocası geliyor, yemek yerken beğendi mi acaba diye sürekli kocasının yüzüne bakıyor Helva hanım. Bir şey anlayamayınca daha fazla bekleyemiyor, kocasına yemeği nasıl bulduğunu soruyor. “Çok güzel olmuş. Eline sağlık” diyor erkek. Bu sözlere inanamıyor Helva hanım. “Gerçekten beğendin mi, yoksa beni üzmemek için böyle mi söylüyorsun?” diye soruyor kocasına. “Beğendim tabii. Sana niye yalan söyleyeyim?” diyor erkek. “Aslında bu yemeğin bir eksiği var” diyor Helva hanım. Erkek dudak bükerek: “Ben bir eksik bulamadım. Neymiş o?” diye soruyor. “Kitapta arzuya göre de var ama aradım, bir türlü bulamadım” diye önüne bakıyor kadın. “Arzuya göre diye bir yemek malzemesi duymadım ben. Getir şu kitabı da bakalım içine” diyor adam. Kadın yemek kitabını getirip gösteriyor. Erkek gülmeye başlıyor. Kadın bozuluyor, onun alay ettiğini sanıyor. Erkek gerçeği açıklamak zorunda kalıyor: “Arzuya göre demek; isteğe bağlı, isteyen koyar, istemeyen koymaz demektir” diyor. Türkçeyi iyi bilmediği için boşu boşuna arzuya göre aradığını anlayan Helva hanım da gülmeye başlıyor. Birlikte öyle gülüyorlar ki bu gülüş tatlı yerine geçiyor, yemeğin üstüne tatlı yemiyorlar artık.

6 Mart 2023 Pazartesi

umut Güneşi

GÜNEŞ DOĞACAK İçimdeki yıldızları kara bulutlar çalıyor Çoktandır rengini unuttuğum karanlık Gök ekinimi biçiyor Gönlümdeki meltemi fırtınalar içiyor Acının ordusu cebren ve hile ile Mutluluğumun kalelerini zaptediyor Söküyor çiçeklerimi Dallarımı kırıyor... *** Özlem ülkesine gitmek istiyorum Otobüslerde yer bulamıyorum Uçaklar dolu trenler rötarlı... Gitsem hüznün hüküm sürmediği İnsanın insanı söndürmediği bir yere Ama yollar geçit vermiyor Dalgalar azmış Umut kaptan yakamoz meyhanesinde sızmış Tayfalar dört bir yana dağılmış... Çaresizliğin çivisiyle çakılıyorum Cellat yalnızlığın hain ellerine... *** Biliyorum seziyorum duyuyorum Bir yerlerde sabah oluyor O sabah buralarda da olacak Yakın hem de çok yakın Başlayacak aydınlığa doludizgin bir akın Ve de yepyeni bir güneş doğacak! **************************

3 Mart 2023 Cuma

Gönül Sazı

GÖNÜL SAZI Güzelliklerin yediveren gülü benliğimizde kök salmazsa kişilerde sevgi ve saygıya yer kalmazsa tadı olmaz ne baharın ne de yazın akordu bozulur gönüllerdeki sazın

25 Şubat 2023 Cumartesi

Dostla Sevgilinin Farkı

Dost akıl verir bize sevgili alır aklımızı başımızdan Dost düşünerek attırır adımlarımızı sevgili uçurur gökyüzünde kuş cennetine çevirir kalbimizi

23 Şubat 2023 Perşembe

MUTLULUĞA GİDİŞ

Mutlu olmak istersen Başına bir iş gelince Hemen bürünme yasa Güneşini karartmasın Karamsarlık ve tasa Umudunu yitirme Güzelliği benimse Neşeli ol gülümse İyilerle dostluk kur Kötülerle savaş Elinden tut düşkünün Döktürme gözünden yaş Gönülleri çiçekle Sevgiye sevgi ekle Boşuna bekleme hiç Mutluluk sana gelmez Sen ona gideceksin Hissetmekle emekle

19 Şubat 2023 Pazar

TÜKÜRÜYORUM

TÜKÜRÜ-YORUM “Göründü memleketin içyüzü, çöktüyse temel. Şimdilik harice karşı yüzümüz olsa dahi Yüzümüz yok bakacak kabrine ecdadımızın Tükürür zannederim çehremize, vatanın tarihi” Neyzen Tevfik Parası çok diye, bilim adamlarından, sanatçılardan daha çok sevip sayıyoruz dağdan inme haydutu. Açlardan, yoksullardan daha çok ilgilendiriyor bizi, mankenlerin eti budu. Hiç sesleri çıkmıyor medya bülbüllerinin, demek ki çoktan yemişler dutu... Sanki hiç sorunumuz yokmuş gibi Vur patlasın, çal oynasın, çok güzel eğleniyorsunuz doğrusu! Oysa ne kanlar döküyor Anadolu’da kan davası, trafik canavarı, maganda ordusu... Orada, uzakta değil, yakında Bir aylık hovardalığınla bir yıl geçinmeye çalışıyor hemşerin - Zayıflamak için değil, cep delik cepken delik olduğundan- Yarı aç yarı tok dolaşıyor... Gözünün önünde ama görmüyorsun Tüm umudu sende, bilmiyorsun Yerlerde sürünse bile aldırmıyorsun. Bu adam sendecilik, boş vercilik bitmeli Çıkarcılık, bencillik gitmeli Sona ermeli bu gaflet uykusu Hep, biri yesin, biri baksın, olur mu? Yeter artık havanda dövdüğün su! İnsanlık vatandaşlık değil bu. Bir de aydın geçinirsin ha? Tuuu! Erhan Tığlı