11 Mart 2016 Cuma

GÜLÜŞÜN ŞİİR YAZDIRIYOR

GÜLÜŞÜN ŞİİR YAZDIRIYOR

Gülüşün şiir yazdırıyor senin
Bakışın şiir
Yosun yağdırıyor gözlerin
Aşk denizime
Yakamoz güzelliğin
Deniz feneri oluyor
Kurtarıyor sisten karanlıklardan
Özlemlerimi yıldızlarla buluşturuyor
Ellerime uzanan ellerin
Kucaklıyor kalbimi
Engin bir yolculuğa çıkarıyor
Türküleşiyor duygularımın ezgisi
Kovanıma bal taşıyor sevgin
Yaşamak kokuyor gülüşünün gülü
ERHAN TIĞLI

*********************

9 Mart 2016 Çarşamba

GÜL Masum Değildir

GÜL MASUM DEĞİLDİR 
Böyle masum duruşuna bakma 
Dikenini unutma sakın 
Aşkıyla kaç bülbül yandı küle döndü… 
Şairlere ilham perisi olmaktı sadece
 Kazandıkları tek ödül... 
Daha ne canlar yaktı bu 
Rengini döktüğü kanlardan alan 
Şarap dudaklı gül... 
Erhan Tığlı
Bumerang - Yazarkafe

8 Mart 2016 Salı

Emekçi Kadınların Günü

ÇALIŞAN (EMEKÇİ) KADININ GÜNÜ

8 Mart kısaca kadınların günü olarak kabul edilir ama aslında çalışan kadınların günüdür ve bu gün çalışan kadınların kanı, canı pahasına elde edilmiştir. Kadın çalışma hayatında erkekten daha çok çile çeker, ezilir. Çalıştığı işten başka yemek, bulaşık, temizlik, çamaşır yıkamak, erkeklere hizmet etmek gibi işler onu bekler.
Bu gün çalışan ve emekçi kadınlara analarının ak sütü gibi helaldir.
Bir de çalışmayıp koca parası yiyen, evin işleri için hizmetçi tutan, süslenip gezmekten başka bir şey yapmayan, çocuklarına dadılara baktıran ama bu günü kendilerinin hakkı sanarak erkeklerden hediye bekleyen kadınlar var ve ne yazık ki en çok onların sesi çıkıyor.
Sırtlarını zengin kocalarına dayayan kadınlar çeşitli nedenlerle erkeklerin kulu kölesi haline gelen kötü yola düşmüş olarak gördükleri kadınları küçümserler, hayat kadını dedikleri bu kişiler kendilerini erkeklere perakende olarak sundukları için kötüdürler, hiç sevmedikleri erkeklere parası için katlanan ve etlerini toptan satan süs biberleri ise çok iyidirler(!)
Neyse, zülfi yare daha fazla dokunup şimşekleri üstümüze çekmeyelim ve bu günü fazlasıyla hak eden, baş üstünde tutulması gereken çalışan(emekçi) kadınlarımızın günlerini kutlayalım.

Daha önce çalışıp emekli olan ve emekliliklerini batıda olduğu gibi rahat yaşaması gereken kadınlarımızı da unutmayalım. Saygıyla ellerini öpelim.

7 Mart 2016 Pazartesi

yazarkafe.hurriyet.com.tr

Bumerang - Yazarkafe

2 Mart 2016 Çarşamba

CEMRELİ BİR FIKRA

Bir gazeteye torpilli bir genç alınmış. Genç, torpilli olduğu için pek çalışmadığı gibi kimseyi takmıyor, gazetede çalışan herkese saygısızlık ediyormuş. Bu saygısızı bir türlü kovamayan yazı işleri müdürü onu yanına çağırtmış:
            “Gölbaşı yöresine cemre düştüğü söyleniyor. Git şunun resmini çek de gel. Başaramazsan sakın geri gelme!” demiş.
             Şımarık genç gitmiş, gidiş o gidiş! Kendisinden haber alınamamış.
            Birkaç gün sonra jandarma karakolundan bir telefon gelmiş:
            “Sizin bir muhabiriniz buradaki tarlaları, bahçeleri dolaşıp düşen cemrenin resmini çekeceğim diye tutturuyor. Deli midir nedir? Şuna bir şey söyleyin” diyormuş komutan.
            Müdür doğaya düşen sıcaklığın resminin olamayacağını bildiği için karakol komutanına gerçeği açıklamak istemiş, tam, “Biz onunla dalga geçtik. Bilgisini ölçmek istedik” diyecekmiş ki, karakol komutanı sözlerini sürdürmüş:

            “Beyefendi bu ne biçim iştir, cemre düşecek de bizim haberimiz olmayacak mı yani? Eğer öyle bir şey olsaydı nöbetçiler görür, bana bildirirlerdi!”