4 Nisan 2013 Perşembe

DÜNYANIN SESİ...: RUSYA VE SUÇ VE CEZA...

DÜNYANIN SESİ...: RUSYA VE SUÇ VE CEZA...: Dünya edebiyatı denilince aklıma ilk olarak Rusya geliyor.. Rus edebiyatı denilince Dostoyevski, Dostoyevski denilince de Suç ve Ceza... ...

2 Nisan 2013 Salı

AŞKININ GURBETİ

AŞKININ GURBETİ




Gözlerinin gurbetindeyim

Bakışlarının sılasını özlüyorum

Ettiğin nazların bile

Yollarını gözlüyorum.

***

Aşkının gurbetindeyim

Seni kazanmak için

Gece gündüz çalışıyorum

Ama boşa gidiyor canımı dişime takmam

Akıntıya kürek çekiyorum.

***

Elimde demir asa, ayağımda demir çarık

Yayan yapıldak yürüsem de

Serapsız çile çöllerinde

Kavuşmak dağlarını aşamıyorum.

***

Doğsun diye beklerken

Mutluluk güneşim

Ayrılığının yağmurunda

İliklerime dek ıslanıyorum.



ERHAN TIĞLI

*********************

1 Nisan 2013 Pazartesi

Güzellikler...

Kuşlar uçunca çiçekler açınca insanlar gülünce ve de gülüşlerini güzellikleri bölüşünce güzeldir...

!ÇİMDEN GELDİGİ GİBİ ~~~: Hearst Kalesinde Dünyanın En Güzel Havuzlarından B...

!ÇİMDEN GELDİGİ GİBİ ~~~: Hearst Kalesinde Dünyanın En Güzel Havuzlarından B...:  foto. Hearst Kalesi California'da (ABD) bulunan 1957  yılında müze haline getirilmiş turistik yerlerden biridir. Mimari 1865 yıl...

30 Mart 2013 Cumartesi

Atalay`a adap dersi!

Atalay`a adap dersi!

CENNET...

Bahçelerde kayısı Dünya cennete döner ne zaman çoğalırsa sevenlerin sayısı

25 Mart 2013 Pazartesi

Kitap Okumayanlar...

KİTAP OKUMAYANLARIN TÜRLÜ ÇEŞİTLİ HALLERİ Hoca camide vaaz veriyormuş. İçeriye bir adam girmiş. “Hocam, ben eşeğimi kaybettim. Bir soruverin bakalım. Eşeğimi gören var mı?” demiş. Hoca cemaate dönmüş. İçinizde kitap okumayan, sanatla uğraşmayan biri var mı?” diye sormuş. Biri ayağa kalkmış, “Ben varım, ben, demiş. Böyle boş şeylerle vakit geçirmem. Yer, içer, keyfime bakarım.” Hoca eşeğini kaybeden adama dönmüş, “Boşuna başka yerde arama, demiş. İşte eşeğin burada.” Adamın biri ölmüş. Öbür dünyada sorgu meleğinin karşısına çıkarmışlar. Sorgu meleği adama, “Sağlığında hiç sevdin sevildin mi?” diye sormuş. “Hayır” demiş adam. “Peki, kitap okudun mu, bilgi öğrenmek için dergi, ansiklopedi karıştırdın mı?” Adam bunlara da hayır deyince melek oradakilere, “Bir kanat getirin” demiş. Adam sevinçle, “Melek mi oluyorum?” diye ellerini çırpmış. “Hayır, demiş melek. Kaz oluyorsun!” Profesör İ. Hakkı Baltacıoğlu, öğrencilerine Sultanahmet Çeşmesi’nin güzelliğinden söz ediyormuş. Biri ayağa kalkmış,”Efendim, ben o çeşmeyi inceledim ama sizin söylediğiniz güzellikleri göremedim “. Profesör ona kitap okuyup okumadığını, güzelliklere düşkün olup olmadığını sormuş. Hepsine de hayır yanıtını alınca acı acı gülmüş. “Boşuna uğraşmayalım, demiş. Ne ben sana bu çeşmenin güzelliğini anlatabilirim ne de sen anlayabilirsin.” Severek oku, sevdiğini oku. Doğruluğu, iyiliği, güzelliği ilmek ilmek doku. Kitap okumayan hapı yutar. Bilgisizlik bataklığına düşer, çırpındıkça daha da batar. Kitap okursan, olamasan da bir balta sap, doğru yolu araya araya düşmezsin bitap. Rehberin olsun kitap, yerlerde sürünmeyi bırak, okumuşlar arasında kendine bir yer kap. Tapacak bir şey bulamıyorsan, kitaba tap. Maval okuyacağına kitap oku. O zaman, maval okumakla geçirdiğin zamana yanarsın, o günleri pişmanlıkla anarsın. Kimi “İnsan düşündüğü kadar insandır” demiş. Kimi “İnsan güldüğü kadar insandır.” Bilinçsiz, boş boş düşünmek, gülmek neye yarar, öyleyse insan okuduğu kadar insandır. Erhan TIĞLI