Follow by Email

3 Ocak 2014 Cuma

YENİLİK...

YENİLİKLERE AÇILMAK




Yenilik harekettir, renktir, heyecandır, yaşamak damarlarımıza pompalanan taze kandır. Laf değil eylemdir o. Yenilik sanatı besler, durgunluktan, bulanıklıktan kurtarır, onu geleceğe aktarır. Söz değil özdür yenilik. Özlemlerimizi gerçeğe dönüştüren, umudumuzu diri tutan, hamarat bir eldir. Yapılan yenilikler hemen benimsenmez. Önce yadırganır, hatta dirençle karşılanır, gülünç bulunur, gereksiz görülür; derken alışılır, bir an önce uygulanmaya çalışılır. Yeni olmak iyidir, güzeldir ama her yenilik iddiasıyla ortaya çıkan da gerçek yenilik değildir. Bir şeyin adının yeni olması her zaman yeni olmasını gerektirmez.

İstanbul’daki Yeni Cami, yapıldığı sırada yeniydi ama şimdi eskimiştir. Yeni edebiyat demek olan “Edebiyat-ı Cedide” zamanında yeniydi. Oysa o yenilik çoktan aşılmış ve tam bir yenilik olmadığı anlaşılmıştır. Yenilik gençlik demektir. Enerjisiyle ileriye götürür bizleri, araştırmalarla başlar önce, kendiliğinden doğmaz, gökten zembille inmez. Kafalarda oluşur, sonra da ellerimizle, gönlümüzle buluşur. Yenilikten, yenilik yapma hevesinden korkmamalıdır ama hemen de benimsenmemelidir. Çünkü yenilik araştırması bir “istikrar noktası” bulununca tamamlar oluşumunu ve yaygınlaşmaya başlar. Halit Ziya Uşaklıgil’in “Yenilik Araştırması” adlı yazısında belirttiği gibi, yapılan aştırmalara bir sonuç çıkıncaya dek, “büyük bir müsamaha ve müsaade fikriyle davranmalı, insaflı olmaya çalışmalı”; yeniliklere karşı “inatla, tutuculukla” karşı koymamalı, yararlı bir sonuç çıkıncaya dek beklemeli, hemen yadırgayıp, “böyle yenilik olur mu?” diye hücum etmemeli...

****

Ne güzel yeni bir güne başlamak, yeniliklerle kucaklaşmak, yeni insanlarla, yeni düşünce ve duygularla tanışmak, buluşmak, kaynaşmak, bir bütün olmak...

Ne güzel yeni olmak, yeniyle dolmak, yenide güzeli bulmak, yeniliklerle barışmak; yeniliğin gelmesi, diğer insanlara ulaşması, yaşamanın güzelleşmesi için canla başla çalışmak ve yenilik düşmanlarıyla, eski kafalılarla tüm gücüyle savaşmak...

Ne güzel evremizin yeniliklerle renklenmesi, gökkuşağıyla bezenmesi, yakamozlara bulanması! Ne güzel, monotonluktan, eski, köhne alışkanlıklardan sıyrılmak, durgunluktan, kirden pastan kurtulmak; yeni olmanın, yenileşmenin verdiği dirençle, kötülüğe, çirkinliğe karşı koymak, yeniliğin aydınlığıyla karanlıkları, geriliği boğmak; yeniliği, yenileşmeyi ta içinde duymak, özümsemek, benimsemek, güzelliklerini uygulamak...

Ne güzel yeniliklerle coşmak, heyecanlanmak, bulanmadan, taşmadan, çevreye zarar vermeden bir ırmak olup geleceğe akmak, yağmurlara dönüşüp bereket saçmak, yeniliklerden sadece kendisi yararlanmamak, onu tüm insanlarla el ele tutuşturmak, her yanı yeniliklerle donatmak, yeniliğin itici gücünü sanatıyla anlatmak, yazmak, bestesini, resmini yapmak...

Ne güzel yeniliklerle bahar olmak, yeşermek, çiçeğe bürünmek, meyveye durmak, umutla, özlemle yeniden doğmak, mutluluğuna mutluluk katmak; sevgisi ve ilgisiyle insanlara yeni bir güç aşılamak, yaşamlarını değiştirip geliştirmek, güzellikleri pekiştirmek...

****

Yeniliği yeni yıl ya da yeni bir gün gelince düşünmeyelim; benliğimizde hep dursun sıcaklığı, sürsün gökyüzümüzde, denizimizde maviliği, ağaçlarımızda yeşilliği. Çekelim yenilik bayrağını göndere, dalgalansın özgürce; doğamızı yeniliklerle kuşatalım, yenilikleri yaşatalım. Yeni olalım, yeni kalalım, yenilik verelim, yenilik alalım.

Durma, coş; yeniliklere koş!



Erhan Tığlı

erhantigli@mynet.com

******************

Hiç yorum yok: