31 Mayıs 2023 Çarşamba
insancıklar
Kimi insan avcıdır
avlanmadan duramaz!
Kimi insan savcıdır(!)
suçlamadan yapamaz
Kimisi de gönüllü köpeğidir
avcı ile savcının
Havlamaya doyamaz!
30 Mayıs 2023 Salı
28 Mayıs 2023 Pazar
CİNAYET
CİNAYET
Ulus Bulvarı’nda biri vurulacak bu gece
Önce kalbi kanayacak
Yağmur saracak yarasını
Kaldırımın kollarına düşecek çaresiz
Dostları duymayacaklar hiç
Can çekişecek kimsesiz...
Çamur öpecek dudaklarından
Gözleri izmarite dönecek
Tüm ışıkları birer birer sönecek
Rüzgâr kimseye haber veremeyecek.
***
Ulus Bulvarı’nda biri vurulacak bu gece
Sakın çıkma sokağa
Senden bilirler işlenen cinayeti
Karakollarda sürünürsün boş yere
Öyle olmasa bile
Kan görmeye dayanamazsın
Seni üzmek istemem
Belki ölümün gelir aklına
Gözyaşı olup damlarsın
Mendilim yok, silemem...
***Erhan Tığlı***
26 Mayıs 2023 Cuma
EKMEK
EKMEK…
Belli başlı bir gıdamız olan ekmek günlük hayatta çok geçer. “Bir dilim ekmek, biraz da peynir/Aman efendim, ne güzel yenir” deriz. Ekmek paramızı kazanmak için var gücümüzle çalışırız. Mehmet Akif Ersoy, “Kim kazanmazsa bir ekmek parası/Dostunun yüz karası, düşmanının maskarası” diyor. Halk arasında ekmekli sözler, deyimler pek boldur. Gençlere, “Senin adam alman için kırk fırın ekmek yemen lazım” deriz. Tedbirsiz kişilere, kimseye güvenilmemesi gerektiğini anlatmak için “Güvenme dayına, ekmek al yanına” öğüdünü veririz. Para kazanmanın zorluğunu, “Ekmek aslanın ağzında” diye belirtiriz. Ekmek parası kazanmanın zorluğunu “ekmeği taştan çıkarmak” deyimiyle vurgularız…
Bir gazete haberine göre, Türkiye’de yılda ortalama iki milyar 280 milyon ekmek israf ediliyor, bunun ekonomik maliyeti ise yılsa iki milyar lirayı aşıyor. Ekmek israfının bir yıllık maliyetiyle 387 bin öğrenciye 12 ay boyunca aylık 280 TL burs vermek, yüz yataklı 63 hastane, 16 derslikli 394 okul, 3000 öğrenci kapasiteli 217 yurt yapmak mümkün…
Yiyeceğinden fazla ekmek alıp çöpe atanlara, ekmek bayatlayınca peksimet, tirit, papara olarak değerlendirmeyerek taze ekmek arayanlara duyurulur.
Yoksulların umutlarını kesmemeleri “Ümit fakirin ekmeği/Ye Mehmet ye/Ye Mehmet ye!” dizeleriyle dile getirilmiştir. Yoksul denince aklıma şu dizeler geldi:
“Zenginin yolu asfalt
Yoksulun yolu çamur
Zenginin ekmeği pişkin
Yoksulun ekmeği hamur”
Adamın biri açlığını şöyle dile getirmiş; “Karnımın açlığı dünden/Bir ekmek olsa yerdim altı okka undan!”
Eskiden ev ekmeği ve çarşıdan alınan Pazar ekmeği vardı. Şimdi ekmek çeşitleri çoğaldı: Çavdarlı ekmek, Alman ekmeği, Trabzon ekmeği, tam buğdaylı ekmek, çok tahıllı ekmek, ruşemli ekmek, Kastamonu ekmeği, tost ekmeği…
Yoksul çocuklar genellikle ekmekle beslenirler, yemeği ekmekle yerler, yemeğin suyuna ekmek banarlar, çorbanın, sütün içine ekmek doğrarlar, ekmeğin üstüne yoğurt, bal, pekmez, yağ sürüverir anneleri. Bu konuda şöyle bir fıkra var: Annesi tarlada çalışırken çocuğunun önüne sütle ekmek koyuvermiş. Annesi görmeden bir yılan gelip sütü içmeye başlamış. Bir gürültü duyup bakan anne bir de ne görsün! Sütü ekmekle içmeye alışmış çocuk kaşığını yılanın başına vurup “Ekmekle ye! Ekmekle ye!” diye bağırıyormuş!
Günümüzde ekmek israfı var; oysa eskiden ekmeğin bir kırığı bile ziyan edilmez, bayat ekmeklerden papara, tirit, peksimet yapılırdı…
Bazı kişiler sevgiden, güzelliklerden anlamazlar. Akılları fikirleri para kazanmaktadır. Neyzen Tevfik böyle kişileri bir şiirinde bakın nasıl taşlıyor:
Düşeli derdi firakınla sevdaya meye
“Müptelayım deliyim sinmişim esrarı neye
Feleğin kahpe başında paralansın parası
Ben güzel sevmeye geldim, değil ekmek yemeye”
23 Mayıs 2023 Salı
Mutluluk nerede?
Mutluluk karlı dağların ardında
yolu hem taşlı dikenli hem yokuş
bir türlü ulaşamadım
kaçtım kötünün çirkinin şerrinden
dertlerin çilelerin zulmünden
Ama kendimden kaçamadım
http://erhantigli.blogspot.co.at/
19 Mayıs 2023 Cuma
AŞKINIZI YEMEYİN
Bir şiirimde şöyle demiştim:
Koyunu seviyorsun
Kurban ediyorsun
Horozu seviyorsun
Kesip yiyorsun
Kuşu seviyorsun
Kafeste hapsediyorsun
Sakın böyle sevme beni
Aman ne olursun!
Sevgimiz, aşkımız budur bizim.
Sevdiklerimizi nazla, kaprisle, kıskançlıkla canlarından bezdiririz, sevdiklerine seveceklerine pişman ederiz. Kara zindanlara atarız bencil tutkularımızla, ah of çektirmekten, bunaltmaktan adeta zevk alırız. Sevgimizle öldürürüz sevdiklerimizi ya da yaşayan ölü haline getiririz. Gelin bu duygumuzu da şöyle şiirleştirelim:
Balığın Kaderi
Seni o kadar severiz ki
Ya akvaryumda hapsederiz
Ya da avlar yeriz!
Kusura bakma
İnsanız biz
Yamyamdır sevgimiz!
Ana baba evladı arasında da görülür bu çeşit bir sevgi(!)…
Oysa sevgi, aşk özveri, erdem ve güzellik demektir. Birbirimizin başını yemek, kafa ütülemek, sadece kendini düşünmek değildir. Hoşgörü ve emektir, ben değil biz demektir.
Gönül bahçesine çiçek dikmektir.
Erhan Tığlı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)