30 Mart 2013 Cumartesi
25 Mart 2013 Pazartesi
Kitap Okumayanlar...
KİTAP OKUMAYANLARIN TÜRLÜ ÇEŞİTLİ HALLERİ
Hoca camide vaaz veriyormuş. İçeriye bir adam girmiş. “Hocam, ben eşeğimi kaybettim. Bir soruverin bakalım. Eşeğimi gören var mı?” demiş. Hoca cemaate dönmüş. İçinizde kitap okumayan, sanatla uğraşmayan biri var mı?” diye sormuş. Biri ayağa kalkmış, “Ben varım, ben, demiş. Böyle boş şeylerle vakit geçirmem. Yer, içer, keyfime bakarım.”
Hoca eşeğini kaybeden adama dönmüş, “Boşuna başka yerde arama, demiş. İşte eşeğin burada.”
Adamın biri ölmüş. Öbür dünyada sorgu meleğinin karşısına çıkarmışlar. Sorgu meleği adama, “Sağlığında hiç sevdin sevildin mi?” diye sormuş. “Hayır” demiş adam. “Peki, kitap okudun mu, bilgi öğrenmek için dergi, ansiklopedi karıştırdın mı?” Adam bunlara da hayır deyince melek oradakilere, “Bir kanat getirin” demiş. Adam sevinçle, “Melek mi oluyorum?” diye ellerini çırpmış. “Hayır, demiş melek. Kaz oluyorsun!”
Profesör İ. Hakkı Baltacıoğlu, öğrencilerine Sultanahmet Çeşmesi’nin güzelliğinden söz ediyormuş. Biri ayağa kalkmış,”Efendim, ben o çeşmeyi inceledim ama sizin söylediğiniz güzellikleri göremedim “. Profesör ona kitap okuyup okumadığını, güzelliklere düşkün olup olmadığını sormuş. Hepsine de hayır yanıtını alınca acı acı gülmüş. “Boşuna uğraşmayalım, demiş. Ne ben sana bu çeşmenin güzelliğini anlatabilirim ne de sen anlayabilirsin.”
Severek oku, sevdiğini oku. Doğruluğu, iyiliği, güzelliği ilmek ilmek doku.
Kitap okumayan hapı yutar. Bilgisizlik bataklığına düşer, çırpındıkça daha da batar.
Kitap okursan, olamasan da bir balta sap, doğru yolu araya araya düşmezsin bitap.
Rehberin olsun kitap, yerlerde sürünmeyi bırak, okumuşlar arasında kendine bir yer kap. Tapacak bir şey bulamıyorsan, kitaba tap. Maval okuyacağına kitap oku. O zaman, maval okumakla geçirdiğin zamana yanarsın, o günleri pişmanlıkla anarsın.
Kimi “İnsan düşündüğü kadar insandır” demiş. Kimi “İnsan güldüğü kadar insandır.”
Bilinçsiz, boş boş düşünmek, gülmek neye yarar, öyleyse insan okuduğu kadar insandır.
Erhan TIĞLI
21 Mart 2013 Perşembe
Şiirin Şiirli Tanımı
NEDİR ŞİİR
ŞİİR: Onunla temizlenir içimizdeki kir.
Bir düşünceyi, duyguyu bin eder; bin sözcüğü bir.
Kapısını açık bulursan hiç düşünme, hemen gir ama özü sözü bir olmak gerekir.
Ona yol göstermeye kalkma; O ne zaman nereye gideceğini iyi bilir.
O ülkeye sevgiyle gidilir, özveriyle girilir ama yolu biraz taşlı dikenlidir.
Gönül bahçesinde açan bir çiçektir, büyüyüp gelişmesi bakım gerektirir.
Hiç eskimeyen bir geçmiş, pırıl pırıl bir gelecektir.
Güzellikle nefes alıp verir, insancıllığın onur heykelidir.
İşlenmesi gereken bir cevherdir ama fazla süse, gösterişe boğulursa içtenliğini yitirir.
Kimi zaman acıyla, hüzünle seslenir ama mutlulukla, umutla, özlemle beslenir.
Şiir büyüdür
Ne melek kanadı ne de şeytan tüyüdür
Şairlerin onuncu köyüdür
Değirmeninde düşünce, duygu öğütür
Sevdasıyla insanları o doğurur, o büyütür.
NEDİR ŞİİR: Bulanmadan akan bir ırmak; kötülüğe, çirkinliğe karşı koymaktır şiir.
Nedir şiir: Akıllı bir divane, aşk içilen meyhane, duygularını doyurmak, yaşadığını duyurmak için bahanedir şiir.
Erhan Tığlı
erhantigli@mynet.com
19 Mart 2013 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)