19 Eylül 2021 Pazar

Can Kurtaran

CANKURTARAN Cankurtaranımızdır sevgi ve dostluk İmdadımıza koşmaya hazırdır Hemşiresi, doktoru, serumu aşkın Sonbaharımızı som bahar eder Sarar gönlümüzün yarasını Ondadır dertlerinin dermanı İlgi yoksulu hastaların Yalnızlık mahkûmlarının

16 Eylül 2021 Perşembe

Yalan ve Gerçek...

Yalan serbest dolaşır gerçekleri bağlarız Bizde Âdet böyledir iyiyi ve güzeli gerçekleri söyleyenleri hem öldürür hem ağlarız!

10 Eylül 2021 Cuma

DÜZLEŞEN YOKUŞ

sevgi ve dostluktur gönlümüzü şenlendiren muhabbet kuşu hem şirindir hem de ölçüsü uyağıdır şiirimizin odur mutluluğa uzaanan yokuşu düzleştiren duygularımızı düşüncelerimizi çiçekli bahçeye dönüştüren

Sen Şarkı Söylediğin Zaman

Sen şarkı söylediğin zaman Bülbüller ötüşür gönül bahçemde Dağıtır kara bulutlarımı Sesinden yayılan bir ışık seli Mutluluk deniziyle öpüşür Sevgi ırmağım Çiçekler duygu ve düşüncelerimi Güzelliğinin şiiri

Hayat...

"Hayat birkaç saniyelik kararlardan ibaret. Doğru yada yanlış... Tercihini sen yaparsın, cevabını zaman verir.." Doğru kararlarda kalmanız dileğiyle...

6 Eylül 2021 Pazartesi

UMUT ŞARKISI

UMUT ŞARKISI Gözlerimdeki bulut hiç susmayacak kar yağacak özlemlerime kapanacak aşka giden yollar çığ düşecek özgürlüğüme bir bir solacak bahçemdeki çiçekler mayın döşeyecekler mutluluğuma batacak dostluğun güneşi karanlık demir atacak limanıma Ama gene de söylediğim şarkı; "Elbet bir gün gönüllerde sabah olacak"

10 Ağustos 2021 Salı

Eşeğin gölgesi

eski Atina’da önemli bir soruna çözüm aranırken kürsüye fikrini söylemek için filozof Demostenes çıkar. Ancak kekeme olduğundan sözünü dinletemez. İnsanlar sürekli kendi aralarında konuşmakta, filozofu dinlememektedir. Bunun üzerine Demostenes, “Bir hikaye anlatıp ineceğim” diye bağırır ve sessizlik olunca anlatmaya başlar: “Bir yolcu Atina’dan Megara’ya gitmek için bir eşek kiralamış. O eşeğin üzerinde, kiralayan eşeğin sahibi de yayan olarak yanlarında beraber yola çıkmışlar. Derken öğle sıcağı bastırmış, biraz dinlenmek ve öğle yemeği yemek için durmuşlar ama hiç gölgelik yokmuş ve eşeğin sahibi hemen eşeğinin gölgesine sığınmış. Eşeği kiralayan, ‘Sen çekil gölgede benim oturmam gerek’ demiş. Eşeğin sahibi itiraz etmiş: ‘Tabi ki ben oturacağım, çünkü eşek benim.’ Yolcu; " Ama eşeği kiraladım’ deyince de, ‘Ben sana eşeği kiraladım gölgesini değil’ cevabını almış ve tabi sonunda aralarında kavga çıkmış. Hikayeyi dinleyen herkes dikkat kesilmiş ve hikayenin sonunu bekliyormuş ama Demostenes bu noktada kürsüden inmiş ve uzaklaşmaya başlamış. Dinleyiciler," Hey ne oldu sonunda? Hikayenin sonunu anlat” diye bağrışmaya başlayınca Demostenes kürsüye dönmüş ve demiş ki; “Ben sizin için çok önemli bir konuda bir şeyler anlatmaya çalışıyorum ama siz eşeğin gölgesini merak ediyorsunuz. Artık ne fikrimi söyleyeceğim ne de öykünün sonunu” ve yürüyüp gitmiş. Benim de size yazmış olduğum bu "sebepsiz nefret" konusu o kadar önemli olmasına rağmen ne yazık ki "eşeğin gölgesi" kadar bile dikkat çekmiyor." Paylaşılamayan nedir? ideolojiler mi? tarihin yükü mü? toplumsal saplantılar mı? iktidar mı? şovenizm mi? Bana göre her biri "eşeğin gölgesi.” Eğitim sistemleri, müfredatlar, inançları öğretenler , liderlikler ne yazik ki bu duygunun yanlış / ilkel ve herkese zarar verici olduğunu "Ama-fakat-ancak" sız vurgulamıyorlar ve her yıl anımsayacak vahşet ve acı çoğalıyor. Lütfen okuduktan sonra bir nokta dahi olsa yorum yapalım. 0 Yorum ⁠ Erhan Tığlı