8 Şubat 2021 Pazartesi
Türküleşsin Dünya
TÜRKÜLEŞSİN DÜNYA
Atın sigarayı ağzınızdan, çıkarın derdi tasayı kafanızdan. Dudağınızda sigara yerine türkü taşıyın. Her gün bir türkü tutturun, alışın türkü söylemeye. Bir türkünüz olsun söylenecek. Kızdığınız olaylardan türkü söyleyerek alın hıncınızı. Bir türkü tutturun, bir türkü tüttürün doğan güne karşı. Türküler silsin içinizdeki isi, dumanı. Şöyle deyin örneğin:
Sigaranın dumanı/ Yoktur IMF’nin imanı/Gelmeyecek mi daha/ Kredisiz yaşama zamanı?/ Dışa bağımlı olursan/ Dinlemez kimse “aman”ı.
Hep paramız dalgalanacak değil ya. Biz de dalgalanırız arada sırada. Hemen başlayın ı zaman türkünüze: “Coştum yine dalgalanıyorum ben/Üç kadeh içtim sevdalanıyorum ben.”
Kendinizi pek yalnız, dostsuz, arkadaşsız mı hissediyorsunuz, başlayın türküye:
“Hey dingala dingala/ Kömür koydum mangala
Amerika, Avrupa dostum çok/ Çalkala yavrum çalkala!”
Bakkala gidip bir şeyler almak istediniz ama cebinizde para yok. Üzülmeyin, türküye sığının: “Yaz tahtaya bir daha/Tut defteri hesabı/Sarı çizmeli Mehmet ağa/Bir gün öder hesabı...” deyiverdiniz mi tamam. Ama dikkat edin ha! Bakkal da size, “Veresiye vere vere kalmadı/ Allah canımı almadı” türküsünü söylemesin...
Sabahleyin kalktınız. Terslikler üst üste geldi. Elektrik yanmadı, sular akmadı, buzdolabı tamtakır kuru bakır. Kahvaltı yapamadınız. Beklediğiniz otobüse kalabalıktan bir türlü binemediniz. İşinize geç kalmamak için yayan yapıldak yollara düşmek zorunda kaldınız ve karda kışta çamurların içine daldınız. Sakın kızıp köpürerek masmavi gününüzü karartmaya kalkmayın ha! Olur böyle vakalar...Beterin beteri var. İşsiz de kalabilirdiniz. Olmayacak şey mi yani? Çatlasanız patlasanız da neyi değiştirebileceksiniz ki tek başınıza. Öfkeyle kalkanın zararla oturacağını unutmayın da uslu uslu türkünüzü okuyun bakayım.
Tek tek basaraktan, bade süzerekten, inci dizerekten gel canım gel aman...
Kim mi gelecek? Güzel günler gelecek. Zaten onun geleceği umudu değil mi bizleri yaşama bağlayan, sabretmemizi sağlayan. Umut eski bir türküdür, hiç bıkmadan söylenen gündüz gece, tümce tümce, hece hece. Eskidir ama yeniye açıktır kapısı, sağlamdır yapısı. Umut türküsüdür yeşerten mutluluğumuzu. Öyle bir türküdür ki o, filizlenir, dallanıp budaklanırız onunla, çiçek açarız, meyve veririz, karamsarlığın, kötümserliğin canına okuruz.
Doğruluğu, iyiliği, güzelliği kilim gibi dokuruz.
Sımsıcak bir sevda soluğuyla türküleşti mi dünya, gel de türkü söyleme doğayla birlikte. Gel de doğmasın içine burcu burcu bir tutku, yaşama sevinci. Anadolu da bir türküdür bilene, görene, anlayana. Gelin soldurmayalım onu, sulayalım özsuyumuzla, canlandıralım emeğimizle, çabamızla. Başarılarımız kılıç olsun keskin, geriliği, tutuculuğu yensin. Kalksın ortadan kavga, kin. Ekinimiz yeşersin. Sıcacık ekmek olsun yaşamak, paylaşalım kardeşçe, yaşayalım özgürce. Erdem, özveri yolunda yürüyelim gündüz gece.
“Görecek günler var daha
Aldırma gönül aldırma!”
Erhan Tığlı
erhan.tigli@gmail.com
Not: Türküleşsin Dünya kitabımdan alınmıştır.
7 Şubat 2021 Pazar
İSTANBUL GÜZELİ
Gözlerin İstanbul senin sözlerin İstanbul
Martılar konuyor gözbebeklerine
Emirgan’ı demliyor kirpiklerin
Üsküdar’a gider iken
Bir yağmura tutuluyorum
Sevdaya tutulmuşçasına
Saçlarının Kuzguncuk’una sığınıyorum.
***
İstanbul’dur bakışların
Bakışların İstanbul
Lalelerle öpüşüyorum Yıldız Parkı’nda
Yakamoz işliyor ellerin
Gönlümün gergefine
Haliç’te, Boğaziçi’nde
Yediveren gülüşler sunuyor
Yeditepe’nde açan
Yediveren güllerin.
***
Gökkuşağı konuşuyor
Menekşelerinde karanfillerinde
Kadıköy’de Bahariye’de
Daha bir İstanbul oluyor
Bülbül konuyor sözlerinin gülüne
İstanbul İstanbul ötüyor.
Erhan Tığlı
5 Şubat 2021 Cuma
AŞK NE YAPAR
Aşkla kimisi nalan kimisi handan olur
kimi can bulur onunla
kimisi de candan olur
nalan; ağlayan inleyen
handan; gülen, sevinen
**
Gülüşünle gönlüm şenlenir
aşkının semaverinde
duygularım demlenir
**
Aşk derin bir kuyu
bozbulanıktır suyu
içine düşen de pişman
düşmeyen de...
2 Şubat 2021 Salı
MUTLULUĞUN MERHABASI
MUTLULUĞUN MERHABASI
Gelirse eğer
Senden beklediğim haber
Mutluluk merhaba der
Dağılır içimdeki keder
Gündüz güneşim olur
Gece mehtabım
Şiirsel güzellikler
Sevgin gül diker gönlüme
Bir sevinç rüzgarı eser
Güllük gülistanlık olur her yer
1 Şubat 2021 Pazartesi
Tehlikeli Deli
Para kazanmak varken
Kitap okur durursun
Bu gidişle canım sen
Papazı çabuk bulursun
deli deli aydın deli
elleri kelepçeli
Herkes eğleniyorken
Toplumu düşünürsün
Feleğini şaşırır
Kafayı üşütürsün
deli deli aydın deli
böylesi çok tehlikeli
Sanat senin neyine
Aman kilit vur diline
Dünyaya boş verirsen
Dokunan olmaz kılına
deli deli aydın deli
dinmiyor gözyaşı seli.
Erhan Tığlı
📷
📷
11Isa Kartal, Nüket Tekeli
30 Ocak 2021 Cumartesi
Politik Fıkralar
FİNCAN
Eski politikacılardan Turhan Güneş bir köy kahvesinde seçmenleriyle konuşuyordu. Kahveci kendisine kahve getirirken heyecandan yere düşürdüğü fincanın kulpu kırıldı. Kahveci fincanı çöpe atmak istedi ama Güneş ona engel oldu:
“Atma, bana ver o fincanı da Ankara’ya götüreyim” dedi.
Kahveci şaşırdı:
“Ankara’da kulpu kırık fincanı ne yapacaklar beyim?” diye sordu.
Ünlü politikacı bıyık altından güldü:
“Hiç merak etme, dedi. Her şeye bir kulp taktıkları gibi ona da bir kulp takarlar.”
YABAN-BABAN
Eski politikacılardan Mithat Yaban millet meclisindeyken soyadı yanlış okundu:
“Sayın Yaban” denilince ünlü politikacı hemen atıldı:
“Babandır baban!” dedi.
DUYULUYOR MU?
Politikacı kürsüye çıkmış, seçmenlere nutuk atıyordu. Vatandaşın biri:
“Bırak bu lafları beyim. Millet açlıktan kırılıyor. Bu konuda neler yapmayı düşünüyorsunuz, ondan söz edin bize” dedi ama politikacı duymazlıktan geldi.
Vatandaş bir daha:
“Millet feryat ediyor, duymuyor musunuz?” dedi ama gene bir yanıt gelmedi.
Politikacı kürsüden inince vatandaş yanına yaklaştı:
“Demin o kadar bağırdım. Hiç oralı olmadınız” diye serzenişte bulundu.
Politikacı duymadığını söyledi. “Oradan burası duyulmuyor” dedi.
Vatandaş “İyi ama nasıl olur?”diye sordu.
Politikacı:
“İstersen sen oraya çık, ben buradan bağırayım” diye konuştu.
Vatandaş kürsüye çıktı. Politikacı aşağıdan:
“Bu seçimde bize oy verecek misiniz?” diye sordu.
Vatandaş hiç sesini çıkarmadı. Politikacı ne kadar bağırırsa bağırsın duymazlıktan geldi. Bir süre sonra politikacının yanına gelen vatandaş, “Haklıymışsın, dedi. Oradan burası duyulmuyormuş. Ne kadar bağırsak, feryat etsek boş; Bu kadar kısa mesafeden duyulmayan ses ta Ankara’dan nasıl duyulsun?”
ŞEYTANLA POLİTİKACI
Şeytanla bir politikacıyı çuvala soktular. Bir süre sonra şeytan, “Kurtarın beni bundan!” diye bağırarak dışarı çıktı ama dışarıda başka bir politikacıyı görünce tekrar içeriye kaçtı...
ATANIN RUHU
Politikacılar ruh çağırmaya merak salmışlardı. Gene böyle bir ruh çağırma seansında politikacılar yara bere içinde sağa sola kaçtılar. Görenler ne olduğunu sordular. İçlerinden biri içini çekti: “Atatürk’ün ruhu geldi, nedir bu haliniz, bu yurdu ben size bunun için mi emanet ettim, diye hepimizi duman etti. Elinden zor kurtulduk” diye konuştu.
BAYTAR
Millet meclisinde bir politikacı diğerini küçümsemek için
“Siz seçilmeden önce baytardınız değil mi?” diye sordu.
“Evet, dedi öbürü. Niye sordunuz, yoksa hasta mısınız?”
29 Aralık 2020 Salı
GERÇEK SEVGİ
Aydın Efesi dergisinin 58 ve 59. sayıları geldi. İçinde yazı ve şiirlerim var.
Dergide çıkan kısa bir şiirimi sunuyorum:
GERÇEK SEVGİ
Bencilliğin fildişi kulesinden in
özveri atına bin
Doğru iyi güzel olsun hedefin
İşte o zaman gerçektir sevgin
Hoşgörüyü rehber edin
Erdem ayın olsun
insancıllık güneşin
İşte o zaman gerçektir sevgin
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













