GÜLELİM GÜLÜŞELİM
Gülelim gülüşelim, neşeyi zevki paylaşalım, mutlulukta buluşalım.
22 Ocak 2026 Perşembe
ÇİÇEKLİ SEVDA
Sevenin sevdiğini çiçeklemesidir sevda
İşte bu yüzdendir ki
aşkın simgesidir çiçekler
Ancak gönül gözüyle görülür
en güzel gerçekler
sevgiyi yüce değer bilenler
güzelliklere güzellik eklerler
21 Ocak 2026 Çarşamba
Altın semerli eşek
ALTIN SEMERLİ EŞEK
Semer, eşeğin yük ya da insan taşımak için sırtına vurulan palandır. Bir atasözümüze göre, eşeği dövemeyen semerini döver. Ünlü bir sözde şöyle deniliyor: “Bir biri size eşek diyorsa kulak asmayın ama giderek beş kişi eşek diyorsa, artık kendinize bir semer almanın zamanı gelmiş demektir.” Ortalıkta semersiz dolaşan eşekler bu öğüdü niye dinlemiyorlar acaba; yoksa semercileri zengin etmekten mi korkuyorlar?
Ziya Paşa da kötü asıllı kişilerin üniformayla, büyük mevkilere gelmesiyle eşeklikten kurtulamayacaklarını vurguluyor ve altın işlemeli semer vursan eşek yine eşektir, diyor.
Sami N. Özerdim, “İnsan Bu, Bilinmez” yazısında bu konuya bakın nasıl değiniyor:
“Ziya Paşa, ‘Zerduz palan ursan eşek yine eşektir” demiş. Yanılmış. Eşeğin sırtındaki palanın cinsinden hiçbir zaman haberi olmaz. Gerçekten, o her zaman eşektir. Ama bilinen erdemleriyle! Kimseyi küçümsemez. Ne genel yazman tanır- daha doğrusu takar- ne de genel müdür! Kime böbürlenmiş ki eşek? Kime tepeden bakmış ki?
Biz insanların budalalığıdır hayvanlara sataşmak!”
Eşek deyip geçmeyin. Bakın ne olmuş: 1938 yılında Milton kasabasının belediye başkanı, seçmenlerin düşünmeden, sonuçlarına aldırmadan, laf olsun diye oy kullandıklarını kanıtlamak için bir eşeği aday gösteriyor, oy pusulasına da eşeğin resmini koyuyor. Seçim günü eşek, oyların yüzde elli birini alarak seçiliyor…
Çok şükür, bizde böyle eşeklik yapan yok!
ACI GERÇEKLER. Erhan TIĞLI
ACI GERÇEKLER...
Cehennemden korkuyoruz ama dünyayı cehenneme döndürmekte yarışıyoruz!
Cennet doğayı kirletiyor, doğal güzelliklerin ırzına geçiyoruz...
Rahat huzur batıyor bir yerlerimize, kavgasız gürültüsüz yaşayamıyoruz!
Gözlerimizi kamaştırıyor sevginin ve dostluğun ışığı
Savaşın kinin nefretin karanlığına sığınıyoruz...
Özveriyi erdemi çöpe atıp bencilliği tahta çıkarıyoruz!
Ondan sonra da “Biz niye böyle olduk?” diye dövünüyoruz...
Erhan TIĞLI
19 Ocak 2026 Pazartesi
aşk koşusu
Aşk bir maraton koşusudur. Kimileri bunu bilmiyor, bir çırpıda her şeyi koşup bitireyim derken nefesleri yetmiyor ama kusuru başkalarında arıyor, sevgiliyi suçluyor.
AŞK ÖNCE BİRKEN İKİ OLMAK, SONRA İKİLİKTEN BİRLİĞE UZANMAK, BİRLİKTE KARAR KILMAKTIR
ömrümüzün baharı
Gençlik ömrün baharıdır
Genç güzelliklere konan kelebek ve arıdır
Kavak yelleri eser başında, çiçeği burnundadır
Evrenimizin gülen ayvası ağlayan narıdır
Çevresini yeşerten, gürül gürül akan sevda pınarıdır
Ama yaşlılar küçümser onu
Acemi çaylak, toy derler, dudak bükerler
Sonra da vatanın kurtuluşunu gençlerden beklerler!
Cumhuriyet gençliğe emanet edilmiştir
Bağımsızlığımızı korumak onun görevidir
Öyleyse bu zinde kuvvete yaşamak
Haram edilmemelidir...
**
Bir kişi, Atatürk’ün dediği gibi, “genç fikirli” değilse
İsterse yirmi olsun yaşı
Tüm benliği uykudadır.
Yaşa başa bakma, görünüşe aldanma
Gençlik düşünce ve duygudadır
Genç her zaman ve her yerde ayaktadır
Gerilik, kötülük, çirkinlikle savaştadır!
aşk ocağı dost kucağı
AŞK OCAĞI ve DOST KUCAĞI
Aşktır içimizi ısıtan duygu
Güzelliğimizi yansıtan ayna
İçinde kuşların ötüştüğü
Özlemlerimizin öpüştüğü dünya
**
Gönül kapısının anahtarını
Dostluğun gül elinde bulursun ancak
Arama boşuna başka yerde
Dosttur bizi çileden kurtaracak.
**
Ne zaman darda kalsak
O açar bize kucak
Gündüz güneş olur
Gece ayla yıldız
Ve sımsıcak bir ocak...
Yokuşlar düzleşir onunla
Şenlenir köşe bucak
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




